Kripto Paraların Hukuki Boyutu

Beğeni:
1 0
Görüntüleme:
186

Kripto paraların temeli herhangi bir merkeze bağlı olmamasına dayanır. Bu durum onun belki de en fazla tartışılan yönlerinden biridir. Kripto paranın hukuki boyutuna bağlı olarak vergilendirilememesi de tartışmaları beraberinde getirir. Kripto para sistemi klasik para mantığı üzerinden kurgulamadığı için hukuki boyutta oldukça fazla açığı bulunmaktadır.  

 

Aynı zamanda tek ve üzerine mutabık kalınmamış kalıpların varlığından ötürü paradokslar oluşmaktadır. Bu çerçevede kripto paraların hukuki altyapısının henüz oturmadığı ve bu konuda ciddi bir boşluk olduğu gerçeği ile karşı karşıya olduğumuzu söylemek mümkündür.

Kripto paralarla ilgili dünya üzerinde ve Türkiye’de hukuki altyapısının oluşmadığını söylemek mümkün. Bazı ülkelerin konuyla ilgili çalışmaları gün geçtikçe artmakta ancak bazı ülkelerde bu konuyla ilgili herhangi bir yasal zemin kurulmamıştır. Örneğin Finlandiya, Kanada, Danimarka gibi ülkelerde vergi düzenlemeleri yapılmış ve hukuki bir zemin yakalanmıştır. Bunun yanında bazı ülkelerde kripto paraların tamamen yasadışı olduğuna dair hüküm verilmiş ve kullanımına sınır getirilmiştir. Ancak her geçen gün bu konuda ilerleme kaydedilmekte, kripto para hukuku gelişmektedir. Örneğin İran ve Çin kripto paraların ilk çıktığı dönemde bu paralarla ilgili işlemleri tamamen yasaklamış ardından bu kararından vazgeçmiştir. Şimdi ise kendi kripto paralarını çıkarmaya çalışmakta ve bununla ilgili çalışmaları desteklemektedir. Bu gelişmeler konunun geldiği yer hususunda önemli örneklerdir.

Özellikle ilk çıktığı dönemlerde kayıt dışı para olması sebebiyle çekinceli davranılan kripto paralar zamanla yatırım ve ödeme aracına dönüşmüştür. Özellikle ödeme aracı olmasına dönük çalışmalar her geçen gün artmaktadır.

Türkiye’de sanal paralarla ilgili henüz bir hukuki düzenleme yapılmamıştır. Buna bağlı olarak vergilendirilmesi, bir emtia aracı olarak sayılıp sayılmaması üzerine tartışmalar sürmektedir. Konuyla ilgili ilk resmi belge, 2013 yılında BDDK tarafından yapılan basın açıklamasındaki:

 

“Herhangi bir resmi ya da özel kuruluş tarafından ihraç edilmeyen ve karşılığı için güvence verilmeyen bir sanal para birimi olarak bilinen Bitcoin, mevcut yapısı ve işleyişi itibarıyla Kanun kapsamında elektronik para olarak değerlendirilmemekte, bu nedenle de söz konusu Kanun çerçevesinde gözetim ve denetimi mümkün görülmemektedir. Diğer taraftan, Bitcoin ve benzeri sanal paralar ile gerçekleştirilen işlemlerde tarafların kimliklerinin bilinmemesi, söz konusu sanal paraların yasadışı faaliyetlerde kullanılması için uygun bir ortam yaratmaktadır. Ayrıca Bitcoin, piyasa değerinin aşırı oynak olabilmesi, dijital cüzdanların çalınabilmesi, kaybolabilmesi veya sahiplerinin bilgileri dışında usulsüz olarak kullanılabilmesi gibi risklerin yanı sıra yapılan işlemlerin geri döndürülemez olmasından dolayı operasyonel hatalardan ya da kötü niyetli satıcıların suistimalinden kaynaklı risklere de açıktır. Herhangi bir mağduriyet yaşanmaması adına, yukarıda belirtilen hususların duyurulmasında ve bu çerçevede Bitcoin ve benzeri sanal paraların barındırdığı muhtemel risklerin kamuoyuna hatırlatılmasında fayda mülahaza edilmektedir.” ifadeleridir.

Bunun yanında 11 Ocak 2018 tarihli Hazine Bakanlığı açıklamasında kripto paraların Türkiye’de herhangi bir yasal dayanağının bulunmadığı ifade edilmiştir. Daha çok risklere değinilmiş ve uyarı yapılmıştır. Kripto paraların hukuki niteliğine dair net hükümler koyulmamıştır.

Kripto paraların altın gibi bir emtia mı yoksa dolar gibi bir para birimi mi olduğu hala tartışılıyor. Tam olarak tanımlanamaması hukuki çerçevesini de çizemiyor. Ancak bir değer ifade etmesi onu bir kalıba sokmak durumunda. Henüz bir emtia/mal olarak görülmeyen kripto paralar Türk Lirasına çevrilebilmesi bakımından bir varlığı/değeri teşkil eder. Türk lirasına çevrilebiliyor olması ona bir misyon yükler. Yine buna bağlı olarak miras, borç hukuku gibi alanlarda değer taşıyan bu kripto paralar ile ilgili henüz nasıl bir yol izleneceği muallaktır. Yine kripto paralarda kâr elde edilebilmesi bakımından vergi düzenlemesi getirilmesi gerekir. Ancak Gelir Vergisi Kanunu’na göre gelir vergisine tabi olmasını gerektiren kazanç ve iratlar arasında sayılmaması kripto paraları vergilendirmeden mahrum bırakmaktadır.

 

Bu çerçevede herhangi bir yasal çerçeve çizilmediği için kripto para işlemleri suç sayılmamaktadır. Yine tabi olunacak bir kanun, mevzuat bulunmadığı için vergilendirme hususunda da mesuliyet doğmamaktadır.

Kripto paralarla ilgili hem Türkiye çapında hem dünya genelinde oluşmuş ortak bir hukuki altyapı söz konusu değil. Bu konuda karar vericilerin çeşitli açıklamaları mevcuttur. Ayrıca ilgili bakanlıklar nezdinde birimler oluşturulduğu bilinmektedir. İlerleyen günlerde yani kısa ve orta vadede kripto para hukukuna ilişkin kanun ve mevzuatların belli düzeylerde oluşacağını söylemek mümkündür. Kripto paranın doğasının oldukça farklı olmasından ötürü tüm yönleriyle bir hukuki altyapının ancak uzun vadede gerçekleşecektir.

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir